All for Joomla All for Webmasters

Amerika vizesi şu sıralar çok aklıma takılan bir konu oldu. Geçen gün TRT Radyo 1’de canlı yayın konuğuydum ve oradaki muhabbet esnasında ilk seyahat etmek tutkusunun nasıl başladığından söz ediyorduk. Henüz gidememiş olsam da ilk içimde bu aşkı ateşleyen şeylerden biri Mark Twain’in Huckleberry Finn kitabıydı ve bu kitapda Huck Amerika’da ki Mississippi nehrinde küçük bir sandal ile seyahat edip maceradan maceraya koşuyordu. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap, özellikle çocuklarınız varsa mutlaka alın. Evet belki çok fazla hayal dünyasına ve uçsuz bucaksız yerlere gitme isteği doğuracak ancak Einstein’ın bir sözü vardır, “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürebilir, hayalgücü ise her yere!”.

Aklıma düştü ve Amerika Vizesi konusunu araştırmaya başladım. Kesinlikle alınması en zor vizelerden biri gibi gözüküyor, özellikle ülkemizin şu anki konumunu düşündüğümüz zaman. Ancak çalışanlar için çok büyük bir problem teşkil etmiyor gibi. Çok yakın bir arkadaşım daha bir kaç gün önce aldı ve anlattığına göre şirketinin verdiği evrakları teslim etti ve çok hızlı bir şeklide vizesi onaylandı. Şirketinin Amerika menşeili olmasının büyük bir etkisi vardı mutlaka ancak hepimiz onun kadar şanslı değiliz. Peki çalışmayan kişiler için nasıl bir yol izlenmesi gerekiyor bakalım.

İstatistikler Pek İyi Görünmüyor

2014 yılında vize red oranı %7 iken 2015 yılında bu rakam %13’e çıktı. Sanırım ülkeden kaçmak ve Amerikan rüyasını yaşamak isteyenlerin sayısıyla alakalı bir durum. Aslında umarım öyledir, eğer siyasi sebeplerden dolayıysa bu iş daha da yokuşa gidecek gibi gözüküyor.

amerika türkiye

Bu yüzden bireysel başvuru yapmaktansa aracılar ile başvurmak sanırım çok daha mantıklı bir çözüm olacak. Schengen bölgeleri için çok da gerekli değil, istedikleri evraklar belli ve bunları temin ettiğin sürece yasal olarak da sıkıntılı biri değilseniz problem yok, kimse soru bile sormuyor başvuru esnasında ancak Amerika için durum biraz daha farklı gibi.

İşinizden ayrıldıktan sonra hemen bir dil okuluna yazılıp gitmeye kalkarsanız red yeme oranınız çok yüksek. Aynı şekilde okuldan yeni mezun olup hiç bir birikim olmadan turist vizesine başvuruyorsanızda keza aynı durum. Gerçekten bu adamlar aptal değil, niyetinizi çok net belli ediyor bu tarz davranışlar o yüzden başvuru sürecinde çok dikkatli olunması gerekiyor.

Yaşanmış bir örnekten de bahsedeyim. Hesabında 60.000TL + 10.000$ para bulunan ve üzerine araç ve ev tapusu olmasına rağmen red yiyen birisi. Sebebi ise çok kıytırık bir dil okuluna başvurmuş olması. Başvurulan okulun Amerika içindeki saygınlığı ve bilinirliği de çok önemli. Paravan şirket gibi görünen ve en ucuz olduğu için sürekli göçmenlerin kullandığı okullar elinizde yeterli miktar para ve tapu olmasına rağmen red yemeniz için zemin hazırlıyor.

Demem o ki şu sıralar Amerika vizesi almak biraz sıkıntılı. Evet mutlaka “çok kolay, ben gittim dosyalarıma bile bakmadan verdiler vizeyi” diyenler çoğunlukta ancak bu kişilerin ya gerçekten iyi bir işleri ve gidip orada turistik olarak yüklü bir para bırakacakları çok net ve su götürmez bir gerçektir yada bol keseden sallıyorlardır. Çok da büyük konuşmamak gerek, arada kaynayanlar mutlaka vardır tabiki ancak siz siz olun bu çok kolay vize veriyorlar geyiğine aldanmayın. Tüm belgelerinizi düzgün hazırlayın ve mutlaka profesyonel bir aracı firmadan da yardım alın, işiniz garanti olsun.



Booking.com

2 Responses

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.