All for Joomla All for Webmasters

Artık couchsurfing nedir bilmeyeniniz yoktur sanırım. Gezi ile alakalı hemen hemen her blogda couchsurfing nedir yazısı olmazsa olmaz olarak yayınlanıyor, bende olmazsa olur oldu yayınlama gereği hissetmemiştim ancak deneyimlerimden birkaç tanesini paylaşmak iyi bir fikir olur diye düşündüm. Ancak yine de kısaca bir ne olduğundan ve ne olmadığından bahsedeyim.

Couchsurfing Nedir?

Couchsurfing, Türkçe’ye çevrildiğinden “kanepe sörfü” gibi komik bir şey oluyor yaklaşık 15 yıldır seyahat edenlerin hayatını acayip kolaylaştıran bir site ve hatta bazıları için hayat tarzı. Ben ilk olarak 2006 yılında tanıştım ve o zamandan beri –şimdilerde eskisi kadar olmasa da- kullanıyorum. Olay kısaca şu, siteye üye oluyor ve bir profil oluşturuyorsunuz.

couchsurfingguest1

Yurtdışından yine bu siteye üye olan biri sizin yaşadığınız yere geldiğinde siz ona salonunuzdaki kanepeyi, odanızı ya da yatabileceği herhangi boş bir yeri temin ediyorsunuz. Karşılığında kaç para alıyorsunuz peki? Eğer bu soruyu sorduysanız kendinize hiç okumaya devam bile etmeyin çünkü çıkarcının teki olmuşunuz demektir. Ya bu pis huydan vazgeçmek adına kendinizi geliştirin ya da mevcut rutin çıkarcı hayatınıza devam edin, bu tarz sitelere bulaşmayın.

Güvenlik

Güvenlik konusunda en çok duyduğum sorulardan biri “ya gece gelip boğazını keserse? Korkmuyor musun?” şeklinde oluyor. Arkadaşlar siz ne ara bu kadar manyak hale geldiniz?  Siz hiç misafir olarak gittiğiniz evin sahibinin boğazını kesmeyi düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız sözümü geri alıyorum. Körü körüne herkese güvenin demiyorum tabiki ama arada bir sağduyunuzu zahmet edip kullanın da biraz dünyaya açılın. (sözüm bu soruyu soranlara, diğerleri hepinizi çok seviyorum :))

couch

Couchsurfing karşılıksız iyilik yapmanın ve ömür boyu dostluklar edinmenin en güzel yollarından biri. Aslına bakarsanız couchsurfing artık benim için bir sıfat olmuş durumda. Siteden alakasız şekillerde de tanımadığım insanların evlerinde kalabiliyorum ama bu birazcık da uzun süredir yollarda sürtüyor olmamın getirdiği bir insan sarraflığının sonucu, yoksa her çağıranın evine gitmiyorum tabiki.

O kadar fazla insan tanımamış olsanız da couchsurfing’in bu konuda “referans” sistemi mevcut. Yani size mesaj atıp kalmak isteyen birinin profilini okuduktan sonra alt tarafta referanslar kısmında daha önce kaldığı yada misafir ettiği insanların o kişi için neler dediğini görebilirsiniz. Mesela benim profilim şu şekilde;

https://www.couchsurfing.com/users/485854

Güvenlik konusunda kötü tecrübeler yaşamış olanlar tabiki var ancak devede kulak kalacak kadar az diyebilirim. Herşeyin başı nerede olursa olsun sağ duyulu olmak. Birazcık sağduyu başınıza gelebilecek kötü şeylerin çok çok büyük bir kısmını engeller.

Yanlış Kullanım

İşin en kötü tarafı en başta bizim ülkemiz olmak (ikinci İtalya geliyor) üzere bir çok ülkede couchsurfing “yabancı kızlar gelsin de sevişelim” sitesi olarak kullanılıyor. Neyseki Tinder gibi uygulamalar çıktı da bu site nispeten biraz rahatladı. Artık yabancı bir kadın Türkiye’ye geldiğinde azmış erkeklerden 300 yerine sadece 50 mesaj alıyor. E buna da şükür tabiki.

Diğer kötü yanı ise insanların siteyi sadece ücretsiz konaklama için kullanması. Hayatımda nasıl olsa bir daha görmem diyerek insanların evinde kalıp sonra bu kişileri unutmak bu siteye, daha doğrusu bu fikre çok zarar veriyor.

Ve Tecrübelerim

Karen ve Stan / Fransa

stankaren

İlk defa misafir ettiğim Fransız çift. Ve onların da ilk couchsurfing deneyimi olmuştu. İki taraf için de acayip eğlenceli geçmişti. Özenerek hazırladığım Türk kahvaltısına bayılmışlardı. Ben 2006’da misafir etmiştim ve o günden bu yana tekrar görüşmesek de arada bir sürekli mailleşiyoruz. Bana geldiklerinde 5 yıldır sevgiliydiler ve şimdilerde en son ikinci çocukları yoldaydı :)

Mario / Guatamala

mario

Hayatımda ilk kez hamama Guatamala’lı bir herifle gideceğimi düşünmemiştim. O zamanlar Asya’da öğretmenlik yapmak üzere yola çıkmıştı. Öğretmen oldu, Romanya’lı bir kızla evlendi ve şimdide Hristiyanlığı yaymak için misyonerlik yapıyor :) Nereden nereye işte…

Bruno – Oscar – Xavier / Fransa

bruno

Bu 3 hayvan herif benim evimde 18 gün kaldılar! Üçü de Fransız ve sizce o kadar uzun süre kalma yüzsüzlüğünü gösterdiklerine göre nasıl geçmiştir benim için? Kaçınız tahmin etti bilmiyorum ama benim içim MUHTEŞEM geçmişti. İşten eve geliyorum evi temizlemişler ve acayip hamarat bir aşçı olan Xavier mutfakta Fransız yemekleri yapıyordu. Bruno aralarında ilk gelendi ve halen görüştüğüm tek kişi aralarında. En son geçen sene Tayland’a gittiğimde yanına uğradım, boyum kadar sakalı olmuş. Oscar ise bana dünyayı çok düşük bir bütçeyle gezebileceğimi söyleyen ve bunu gösteren ilk kişiydi.

Agusto ve Aline / Brezilya

agusto caval

Bu çiftle ilk tanıştığımda hemen kaynaşmıştık, ikiside birbirinden sıcakkanlı tiplerdi. Kendileri ile bir akşam muhabbet ederken bana “nüdist” olduklarını söylediler. Yani başkalarının yanında anadan üryan dolaşmak onlar için bir sıkıntı değil, karşısındaki rahatsız olmadığı sürece bu şekilde dolaşıyorlar. Ben de muhabbet esnasında ayıp olmasın diye hak vermiştim “yani evet sonuçta öyle doğduk ne varki yani bunda?” gibi bişeyler demiştim. Ertesi gün Agusto duştan çıkıp salona geldiğinde “ne varki bunda?” sorumun cevabını almıştım.

Achilleas / Yunanistan

achil

Sanırım 10 yıllık couchsurfing tarihimin kötüye en yakın hikayesi o olmuştur. Kendisi siyasetten konuşmaya bayıldığı için sürekli olarak sizin ülkeniz şöyle sizin ülkeniz böyle, Türkiye şunu yanlış yapıyor bunu yanlış yapıyor, bak biz şöyleyiz bak biz böyleyiz geyiği çeviriyordu. Atatürk’e de laf söylemeye başladığında en sonunda patlamıştım ve “ben de sizin ülkeniz de yüzmeyi çok iyi biliyor” demiştim, İzmir’den Yunanistan’a kadar yüzmüşlüğü var atalarının dediğimde kibarca ertesi gün evi terk etmişti. Sonra her bayramda, yılbaşında falan tebrik mesajları hal hatır sormalar devam etti ama :)

Rob / Hawaii

Arkadaşımla kendisini havalimanından alıp eve gelene kadar arabada bağıra çağıra Bon Jovi şarkıları söylemiştik (birbirimizi tanımamız ve ısınmamız 2dk kadar sürmüştü). Eve geldiğimizde ise rakı sofrası kurup Müslüm Gürses şarkıları dinletmiştim. Müslüm’ü nasıl buldun dediğimde ise “rahatlatıcı bir sesi var” demişti. Ey gidi Rob, 2 gün daha kalaydın flash tv’de halaya gidecektik.

Mehrdad / İran

mehrdad

45 yaşındaki Mehrdad her yaz hiç sektirmeden 3-4 günlüğüne bana gelirdi. Gelirken de mutlaka Chivas Regal viskisini alırdı :) Viski içmenin inceliklerini kendisinden öğrenmişimdir… Bunu bir İran’lıdan öğreneceğimi de hiç tahmin etmezdim! Mashad’de İngilizce öğretmenliği yapıyor ve 2 sene önce görüştük en son. Olağanüstü güzel bir ailesi var ve İran’da beni en rahat ettiren kişiydi.

Hongki / Güney Kore
hongkicha

Bana geldiğinde kendisine bir tepsi börek ve pideli köfte yapmıştım. Yanına da şarap açıp hepsini muhabbet esnasında gömmüştük. Kendisi bir Tenor ancak hiçbir videosunu izletmedi bana utandığı için :) Bende kaldığı süre boyunca hoşlandığı bir kızdan bahsediyordu ve o nasıl yaklaşması gerektiği konusunda sorular soruyordu. Bende uzun uzun brifingler, taktikler verdim, sırtını sıvazladım ve Kore’ye göndedim. Sonuç? Evlendi! Ama başka kızla :)

Abel ve Sasha / İtalya & Ukrayna

abel

Abel benim halı sahadan arkadaşım. Couchsurfing’in istanbul buluşmalarında tanışıp muhabbeti halı sahaya kadar taşımıştık. Bir gün mesaj attı, eşi ve çocuklarıyla bende birkaç gün kalmak istediğini söyledi. Tabiki kabul ettim. Sasha da Abel kadar eğlenceli bir kız ve çocuklar da bir o kadar tatlı. Biri 14 aylık diğeri 4 yaşında. Çocuklar eve girer girmez ayakkabılarını çıkartıp düzgünce yerleştirdiler ve televizyonun karşısına geçip benden çizgi film açmamı istediler. Rahatlıkları şaşırtmıştı beni ama hoşuma da gitmişti. Özellikle 14 aylık olanı o kadar rahattı ki salonun ortasına sıçmayı ihmal etmedi. Sasha’ya söylediğimde kız yerin dibine girdi bin kere özür diledi ama gerçekten umursamamıştım :) Yoksa şimdi anlatacak bir hikayem olmazdı…

Mark / Amerika Birleşik Devletleri

mark

Kendisi bir ilkokul öğretmeni ve öğrencilerine dünyada insanlara güvenerek parasız gezebileceğini kanıtlamak üzere yola çıkmış ve ilk durağı ben olmuştum. Sonrasında bu konuda yazdığı kitapta da yer almış olmam hoşuma gitmedi desem yalan olur :)

Mohammed / Tunus

moha

Asya ve Avrupa dışındaki ilk deneyimim olmuştu Tunus. Mohammed’de bunu milyon kat güzelleştiren bir unsur olmuştu. Babasının yaptığı muhteşem ekmekler, kızlara hava atacam derken arabanın motorunu patlatması, Kaddafi’ye benzeyen arkadaşıyla yaptığımız sonsuz geyikler ve yine kızlara hava atacam diye sokaklarda bağıra bağıra Türkçe konuşmaya çalışması. Ben onunla Türkçe konuşuyordum o da Türkçe’ye benzediğini düşündüğü bir dilde konuşuyodu, bu da onu ordaki kızlar arasında çok havalı biri yapıyordu :) Şimdi evli ve çocuklu, halen konuşuyoruz :)

Niek ve Eline / Hollanda

eline

Birbirinden sevimli iki arkadaş bende kalmışlar ve ikisiyle de ayrı ayrı bir çok maceram olmuştu. Niek’i taksim otobüsüne yetiştiricem diye motorla otobüs kovalayıp otobüsün önüne kırmıştım, otobüse binmeyi başarmıştı. Geçtiğimiz haftalarda İzmir’e gelmiş, kahvaltı yaptık beraber. Eline ise adada bisikletle gezerken bir an Hollanda’da olduğunu düşünmüş olacak ki eteğini kaldırıp sıcaktan terleyen alnını silmişti. Hayır bi de tam merkezde yapmış olması baya bir ilgi çekmişti :)

Riccardo / İtalya

rico

Milano’da sokakta kalmaktan kurtarmıştı beni sağolsun. İstanbul’a geldiğinde bana mesaj atmış ve bende pek tabiki kalabilirsin demiştim. İkinci gün kendisine “olm biraz da şöyle İtalyan çocuk falan getirsene bizim de yüzümüz gülsün” diyen bir arkadaşımı ayarladım gezdirsin diye. Bizim Rico durur mu, hemen öpmeye çalışmış kızı. Bizimki de öpmüş ama aradan fazla geçmeden Riccardo hadi bana oral seks yap diyince olaylar daha fazla gelişememişti :) Halen konuşurum şerefsizle :)

Tea / Hırvatistan

tea

Hırvatistan’a ilk gittiğimde beni kabul etmişti. O beni festivallere götürdü ben ona evde kurabiye ve yemek yaptım. Eve gelen futbol fanatiği arkadaşlarıyla baya bir futbol muhabbeti yapmıştık. Kendilerine Hırvatistan milli takımının kadrosunu sayınca acayip mutlu olmuş ve bana bir şişe milli içkileri olan “Rakija” hediye etmişlerdi. Hediye ettikten sonra hadi aç içelim demişlerdi gerçi ve şişenin dibini bulmuştuk ama olsun :) Çok güzel günlerdi. 2 sene kadar önce kendisini ziyaret ettiğimde karnı burnundaydı, şimdilerde ise acayip tatlı bir çocuğu var.

J.P / Bangkok

Kendisiyle couchsurfing dışında workaway sitesinden tanışıyoruz aslında ama sonradan couchsurfingden de arkadaş olduk. Bangkok’da gönüllü iş için onun evinde kalıp kedilerine bakacaktım. Normalde kedilerine bakacak birini bulmuştu ama benim kendisine attığım mailde e mail adresimin “theironmaiden” olduğunu görünce tabiki bu metalci kardeşini yolda bırakmayacaktı. Geçen sene tekrar Bangkok’a gidip onda kalmıştım, halen konuşuyoruz.

Anthony / Malezya

aj

Hayatımda couchsurfing’den tanıdığım en güzel insan. Ben bu kadar iyi niyetli ve tatlı bir adam hayatımda görmedim. Sevgi ve mutluluk adamın her yerinden akıyor resmen. Öyle ki şu anda buraya yazacak bir şey bile bulamıyorum, o kadar kifayetsiz kalacak. Olur da Kuala Lumpur’a giderseniz bu adamı mutlaka bulun, görün, tanışın hatta onda kalın. Çok net söylüyorum, dünyanın en güzel insanı.

Sahil / Hindistan

shil

Beni sokakta kalmaktan kurtaran bir başka isim. Kendisi G. Kore’de yaşıyor ve gerçekten sokakta donup öleceğimi düşünmeye başladığım bir anda imdadıma yetişmişti o yüzden apayrı bir önemi var benim için. Olağanüstü yemekler yapıyor ve couchsurfing’den ilk misafiri ben olmuşum. Şimdilerde baktığımda baya bir insanı daha misafir etmiş ve iyi gidiyor.

Toshiya / Japonya

toshi

Kültürünü hep merak ettiğim Japonya’da kaldığım ilk kişi. Klasik Japonların aksine çok açık, konuşkan ve muhabbeti seven biri. Kendisi bir Sushi ustası olarak bana gerçek sushi yapmanın inceliklerinden bahsetmiş ben de karşılığında istediği tandır ekmeği tarifini vermişti. 20 metrekarelik küçücük odada teflon tavada tandır ekmeği yapmayı başarmıştı. Hem de tarifini gece vermeme rağmen, hızlıca hamuru mayalayıp sabah ben uyanmadan kalkıp yapmıştı bunu. Arada bir konuşuyoruz halen :)

 

Görüldüğü üzere kötü diyebileceğim anım yok diyebilirim. Ve bu bahsettiklerim sadece aklıma ilk gelenler. Şu anda aklıma gelmeyen o kadar çok insan ve anı var ki anlatamam çünkü toplamda 120’ye yakın couchsurfing tecrübem oldu. Şimdi size soruyorum, yukarıdaki tecrübelerin benzerlerini gittiğiniz ülkede hangi otelde kalırsanız yaşayabilirsiniz? Veya bunların yerini alacak ve arkadaşlarınıza anlatabileceğiniz hikayeleri başka nasıl bulabilirsiniz?

Bir insanın anlatabileceği ne kadar çok hikayesi varsa o kadar güzel yaşamış demektir.

 

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.