All for Joomla All for Webmasters

Geçenlerde Huffington Post’da bir yazı okudum. Orijinal linkini burada bulabilirsiniz. Konu çok tanıdık bir konu, her şeyi bırakıp yola çıkmak. Beni ve benim gibi onlarca gezgini takip eden sizler için hiç de yabancı olmadığı bir durum. Aslında takip eden etmeyen, Türkiye gibi gündemden belanın ve kötü haberlerin hiç inmediği bir ülkede hemen hemen herkesin aklına neredeyse her gün gelen bir düşünce. Ancak kimsenin bu yönde bir adım atmadığı da bir gerçek, sadece düşüncelerde kalan bir eylem dürtüsü. Bahsettiğim yazıyı okuduktan sonra aslında bazen hiç adım atmamış olmanın da aslında büyük bir adım olduğunu gördüm. En azından bulunduğun yerden 20 adım geriye düşmemiş olmak adına büyük bir adım diyebilirim.

Hikayede ki arkadaş Jo Fraser isimli 25 yaşında bir kadın. Kendisi ofis hayatından çok sıkılıp dünyayı görmek için yola çıkmış. Buraya kadar her şey görünürde çok normal ve ilham verici ama bir yerde çok büyük bir yanlış var. Yola düşünmeden çıkacak kadar aptal bir arkadaş kendisi…

Hikayesine göre takip ettiği gezginlerin hayatlarına özenmiş, Ye, Dua et, Sev tarzında bir şey olacağını düşünmüş, o rengarenk Avrupa şehirlerini görmek ve Tayland’ın muhteşem sahillerinde yüzmek istemiş. Peki para işini nasıl halletmiş? Halletmemiş tabiki… Yazıda “bu gezgin hayatı her zaman düşündüğünüz gibi olmayabilir, bazılarınız başaramayabilir” demiş. Çünkü kendisi turist şapkasını kafasına geçirip, Tayland’a uçuş biletini almış ve çok güzel şeyler olacağını düşünmüş. Çalıştığı yılların karşılığını almayı hakettiğini düşünmüş ve gün batımında zıplayarak poz vermek üzere yola çıkmış. Tayland’da sahilde resortlarda kalmış, Himalayalara tırmanış için aracı firmalara yüzlerce dolar ödemiş, Almanya’nın ormanlarında safarilere katılmış, Ürdün’ün meşhur taş kenti Petra’da deveye binmiş, Amerika’nın büyük kanyon’una hayran kalmış ama bu kadar güzel şeye rağmen bir problem varmış… Parası bitmek üzereymiş! Gerçekten de çok beklenmedik bir durum! Üstüne bir de ayak yapıyor, “Tayland’da gün batımı ücretsiz ama otobüs biletleri bedava değil!”, “Yunanistan’da sokaklarda kahkahalar atarak gezmek ücretsiz ama ucuz hostel 18 euro!” diye… Eh be gerizekalı, sen yola hangi kafayla çıktın acaba? Bu yüzden diyorum ya aslında hiç adım atmamak bu tarz bir harekete göre çok daha büyük bir adım diye.Her ATM’ye gidişinde elleri titriyormuş kızımızın acaba ne kadar kaldı diye. Hatta bir kaç hafta hesabına bakmamış bile paranın kalmadığını görme korkusu yüzünden. 3-5 ülke gezmiş ancak hala yazdığı blogdan para kazanamadığını dile getiriyor. Ve çok önemli bir şeyin farkına varıyor… Parmağını şıklatınca hayallerindeki işleri hemen bulamıyormuşsun, 25 yaşında biri için ailesini arayıp dönüş biletinin parasını istemek çok koyuyormuş. Seyahat esnasında bilgisayarınız çalınabiliyor ve hatta inanır mısınız hayalini kurduğunuz işi hemen bulamıyormuşsunuz. Ve makalesinin sonunda diyor ki “Bu tarz hayat tarzları çok güzel görünebilir ama çoğunuz benim gibi geri dönüp iş aramaya başlayacaksınız, ama dert etmeyin bu çok normal…”

Bok normal!

Olan biteni açıklayana kadar bile sinirden sırıtarak yazdım yukarıdakileri. Bir insanın gerizekalı olması için ne gerekli? Blog yazmayı bilecek kadar internet bilgisine sahip olan biri olarak varsaymaya çalıştığım bu insan nasıl olur da hazıra dağın dayanmayacağını bilemiyor? Hadi onu geçtim korkudan banka hesabına bakmamak ne demek? Eğer bir kaç haftalık yada aylık bir seyahat ise anlarım, nasıl olsa döneceksin olayın bu derim, tadını çıkartmak istiyorsundur kısıtlı zamanın var ancak seyahati bir hayat tarzı hayatına getiriyorsan öyle banka hesabına korkudan bakmamak, pahalı resortlarda kalmak, develere binmek falan filan unutacaksın onları. Her şeyin yeri ve zamanı var, eğer denk gelirse onları da yaparsın ama gerekli şartlar sağlanırsa. Paran kısıtlıysa gönüllü çalışma programları var, hadi onu geçtim Avusturalya vatadandaşısın yani anadilin İngilizce, bu da Asya da bir çok ülkede İngilizce öğretmenliği rahatça yapabilir ve ayda 2500$+ kazanabilirsin.

Neyse, sinir yaptım durduk yere şimdi. Siz bu embesillerin yazdıklarından etkilenmeyin sakın. Eğer yola çıkmak istiyor ancak çok kısıtlı paranız varsa gönüllü çalışma programlarını düşünebilirsiniz. Şu anda adım atamıyor oluşunuz cesaretsizlikten değil tedbirli olduğunuzdan sebeptir ve bu çok normal :)

Valla normal.

 

 

 

3 Responses

  1. Umut Dülger

    Anadili İngilizce olmasını geçtim muhtemelen çoğu ülkeye kolayca vizesiz giriyordur memleketinden dolayı. Ama tabii bunlar mal olduğu gerçeğini değiştirmiyor :)

    Cevapla
  2. Umut Dülger

    Anadili İngilizce olmasını geçtim muhtemelen çoğu ülkeye kolayca vizesiz giriyordur memleketinden dolayı. Ama tabii bunlar mal olduğu gerçeğini değiştirmiyor :)

    Cevapla
  3. Umut Dülger

    Anadili İngilizce olmasını geçtim muhtemelen çoğu ülkeye kolayca vizesiz giriyordur memleketinden dolayı. Ama tabii bunlar mal olduğu gerçeğini değiştirmiyor :)

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.