All for Joomla All for Webmasters

Benim gibi nispeten çok gezen tiplerin sıklıkla göz ardı ettiği bir konu bu. İnsan bir şeyi çok fazla yapınca etrafındaki herkesin de o yaptığına aşina oluğunu düşünüyor ama geçenlerde mesaj kutuma sizlerden gelen bir soruyu (aslında çok sık alıyordum bu soruları) cevapladıktan sonra da bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Yurt dışına hiç çıkmadım diyen ve ilk defa yurt dışına çıkacak olanlar haliyle çok heyecanlı oluyor ve sanki farklı bir gezegene gideceklermiş gibi panikleyebiliyor. Yadırgamıyorum çünkü ben de benzer durumlar yaşadım, haliyle empati kurmak benim için zor değil. Bu yüzden söyleyeceğim bir kaç şey olduğunu düşünüyorum.

Çok Gözünüzde Büyütmeyin

Yurt dışına çıkmak aslına bakılırsa pasaport ve bir kaç işlem dışında ülke içinde seyahat etmekten hiç de farklı değil. Tabi ki farklı dil, yol yordam durumları var ama ben teknik olarak yapılacak işlerden bahsediyorum. Eğer vizenizi almışsanız veya vize istemeyen bir ülkeye gidiyorsanız kafanızda dert etmenizi gerektirecek hiç bir durum yok. Sadece şunu unutmayın ki yalnız değilsiniz ve sizin gibi binlerce kişi o gün o kapıdan içeriye girecek. Ve sınır görevlisinin görevinin sadece sizin o ülkeye neden geldiğiniz, nasıl geldiğiniz olduğunu düşünmeyin. Size soracağı standart soruların aynılarını binlerce kişiye soruyor, o yüzden bugün gireceğim şu gün çıkacağım gibi basit sorular sorun. Kafanızda çok detaylı bir açıklama yapacağınızı, şunu sorarsa bunu söylerim, şöyle derse böyle derim gibi düşünceler kurmayın. Neden geldiniz? – Turistik. Kaç gün kalacaksınız? -1 hafta. Bitti…

Kapıda Vize Uygulaması

Vizesiz bir ülkeye gidenlerin en çok merak ettiği ve inanmakta nedense güçlük çektiği durum bu. Evet arkadaşlar, içi bomboş bir pasaportla Tayland’a giderseniz görevli memur pasaportu alır, sahte olup olmadığını kontrol eder, giriş mührünü basar ve ülkeye girersiniz. En fazla olacak olan, standart bir uygulama olan ve bir ihtimal size denk gelecek olan kenara çekip neden geldiniz, ne zaman döneceksiniz, daha önce geldiniz mi? gibi çok basit sorulara maruz kalmak olacaktır. Bunu da çok gurur yapıp, “vay efendim siz kimsiniz de bizi sorguluyorsunuz, kendinize bakın önce siz!” gibi bir salaklık yapmaya kalkışmayın. Ya da kalkışın, başkasının çöplüğünde ötmeye ve vaktinizi öldürmeye niyetiniz varsa sizin bileceğiniz iş.

Olası Sınır Problemleri

Vizeniz varsa çoğunlukla bir problem olmaz ancak AB ülkelerinin bazı pis huyları olabiliyor. Mesela Yunanistan’dan vize almışsınızdır ancak İtalya’dan ülkeye giriş yapıyorsunuzdur. Burada sınır polisi sizi durdurup “Neden buraya geldin, Yunanistan’dan almışsın sen vizeyi, İtalya’dan neden almadın?” diye kıllık çıkartabilir. Bilmeniz gereken önemli nokta burada yasalar tamamen sizin yanınızda olsa da sadece o an için karar verecek kişi karşınızdaki görevlidir. Çünkü ona da “şüphelendiğiniz bir durum varsa vizesi dahi olsa almayın içeri” emri verilmiştir.

Ortada bir pislik dönmesi durumunda siz ülkeye giremezsiniz, adam da sizi tarafsız saha da beklemeye gönderir ve sizden sonraki kişiyle ilgilenirken, arkada konsolosluklar arasında yazışmalar yapılır, telefonlar açılır, sizin kimliğiniz sorgulanır, saatlerce eliniz kolunuz bağlı beklersiniz ve en sonunda aksi bir durum yoksa sicili temizdir denir ve içeri alınırsınız, kaybettiğiniz onca zamanla kalırsınız. Eğer ki görevliye hakaret vs. ederseniz siciliniz temiz de olsa sınırdan geri çevrilirsiniz. Ondan sonra isterseniz şikayet edip uğraşabilirsiniz. Tüm bunlarla uğraşmamak için çare aslında çok basit, biraz güler yüzlü olmak ve çok standart cevaplar vermek. Karşınızdaki kişi bir önceki gece eşiyle sevişmemiş olabilir o yüzden keyfi yoktur ve bunun acısı sizden çıkabilir. Ve gerçekten ona hiç bir şey olmaz, boşuna uğraşmayın.

Ne Kadar Para Gerekiyor?

 

O kadar çok geliyor ki bu soru bana artık nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum. Günlük 1000$ desem aslında tüm problemlerden kurtulmuş olurum ama diyemiyorum tabiki! Ne kadar para gerektiği gerçekten ama gerçekten sizinle ve gittiğiniz ülkeyle alakalı bir durum. Evet buna inanmak biraz güç gelebilir ama yalan  söylemiyorum, “Şu kadar para ile her yeri gezersiniz” diye bir şey söylenemez. Günlük 1000$ da yetmeyebilir, nasıl yaşadığınızla ilgili bir şey bu. Benim Tayland’a yerleşen ve 2 sene önce yanında kaldığım arkadaşım Bruno günlük konaklama dahil 2$’a yaşıyor ama bir başka arkadaşım da bana “yaa sen nasıl o kadar ucuza gezebiliyorsun ki? Ben Roma’ya gittim 1 haftada 3000€ harcadım!” diyebiliyor. O yüzden sizlere bu konuda çok net bir rakam söyleyemesem de daha önce yazdığım yaşamak için ne kadar paraya ihtiyaç var konulu yazıma göz atarsanız baya bir bilgi edinebilirsiniz. Ama benden mutlaka bir rakam duymak istediğinizi de biliyorum, o yüzden kendi yaşantım doğrultusunda size verebileceğim cevap günlük 30-50$ arası bir rakam olacaktır. Kalacak yer, yemek, eğlence her şey buna dahil. Ama dediğim gibi benim 1 günlük rakamımla 1 ay yaşayan insanlar da var, aylık rakamımla 1 gün yaşayan insanlar da. Bu skalanın neresinde olacağınızı siz seçeceksiniz.

Para Harcamalarını Kısmak

Günlük hayatta da seyahat ederken de yapması en zor şeylerden biri de bu. İstediğin şeyin daha azına tamah etmek biraz zor ama para biriktirmek adına zorunlu bir durum. Ama bazı durumlarda Artiway gibi neredeyse 1 yıldır kullandığım ve çok işime yarayan sistemler de var. Hali hazırda yaptığım online tüm alışverişleri Artiway üzerinden yapıyorum ve geri dönüşü toplamda inanılmaz işime yarıyor. Daha 2 gün önce ailemin televizyonu bozuldu ve 1900TL’ye yeni bir televizyon sipariş verdik ve 100TL’si nakit olarak Artiway hesabıma yattı.Alışveriş yaptığım site de en büyük alışveriş sitelerinden biri, zaten oradan alacaktım ve tek fark bu alışverişi Artiway hesabım üzerinden yapmak oldu.

Eğer yıl boyunca online alışveriş yapan ve yılda 2 hafta tatil yapanlardansanız bu 2 haftanın tümünü yada en azından yarısını bedavaya getirme şansınız var. En azından siteye girip bir bakın, alışveriş yaptığınız siteler varsa o zaman üye olun. İstediğin şeyin azına tamah etmeden, hepsini alırken bir yandan da para biriktirmiş oluyorsunuz. Aşağıdaki linke tıklayarak üye olabilir ve 10TL’lik bir bonus ile biriktirmeye başlayabilirsiniz. Oldukça büyük firmalarla çalışıyorlar, en azından çalıştıkları firmaları bir görün ondan sonra karar verin.

bonusway

Yurtdışında Dil Bilmek Ne Kadar Önemli?

Bu o kadar ilginç bir soru ki cevabını vermek de bir o kadar zor. Öncelikle şunu söyleyeyim; yabancı dil bilmeden de seyahat edebilirsiniz. Ama bu seyahatiniz ne kadar doyurucu olur size kalmış. Eğer tek derdiniz Eyfel kulesini göreyim, Pisa kulesine dayanayım da düşmesin, Tokyo’da sushi yiyeyim gibi çok standart şeylerse korkacak bir şey yok. Dil bilmeden de, sadece beden diliyle bunları yapabilir ve dolaşabilirsiniz.

Ama dil bilmenin artısı detaylarda gizli. Gittiğiniz yerin tarihi ve özelliği size orada biri tarafından anlatılacak ve sizin de orası hakkındaki genel görüşünüz birden değişerek çok daha güzel bir hal alacaktır. Yerler umurunuzda olmasa da belki de ömür boyu sürecek dostluklar ya da aşklar kazanabilirsiniz. Dil bilmek iletişimin aslında çok küçük bir parçası ama konu fikir ve düşünceler olunca dil bunların tercümanı oluyor.

Yol Bilmeyiz, Yordam Bilmeyiz. Nereye Nasıl Gideriz?

Yola çıkmadan önce yapmanız gereken tek şey aslında ilk olarak kalacağınız yeri seçmek. Mümkün mertebe merkeze yakın bir yer seçerseniz yürüyerek ulaşabileceğiniz yerlerin sayısını da arttırmış olursunuz. Gideceğiniz yeri internetten bulduktan sonra adresini bir kağıt parçasına yazın ve uçaktan indiğinizde resepsiyona gösterin. Dil biliyorsanız zaten net bir şekilde açıklayacaktır ve en fazla 2 vesait ile oraya ulaşacaksınızdır. Eğer dil bilmiyorsanız da elinizde tuttuğunuz kağıda metro ya da otobüs numarasını yazıp muhtemelen parmakla da ne tarafa gitmeniz gerektiğini göstereceklerdir.

Belki heyecandan tam yerini anlamayabilirsiniz ve karıştırabilirsiniz, hiç problem değil. Asla soru sormaktan çekinmeyin, etrafta görevli kılıklı dolaşan kim varsa biraz güler yüz ve sempatik bir yaklaşımla elinizdeki kağıdı gösterseniz size yol göstereceklerdir. Hatta bana çoğu zaman olduğu gibi kolunuza girip otobüse kadar bırakabilirler bile. Bu ülke ayırmaksızın böyledir. Japonlar yapar ama Fransızlar yapmaz demek biraz fazla ön yargılı bir düşünce olur. Her ülkede yaşadım ve her ülkede yaşanabilecek güzellikler bunlar, tek önemli şey güler yüzlü olmayı unutmamak.

Bonus: Küçük Bir Kişisel Tavsiye

Bir ülkeye girerken telefonunuzda ya da mp3 çalarınızda o ülkeye ait, mümkünse enstrümental, geleneksel bir şarkı listesi olsun. Havalimanından ilk çıktığınızda, otobüste camdan dışarıyı izlerken ve sokaklarında gezerken bu müzikler kulaklarınızdan ruhunuza insin ve seyahatinizin canlı fon müziği olsun. Benim kişisel tavsiyemdir ve o yolculuğunuzu çok daha unutulmaz ve güzel yapacaktır. Ayrıca o müziği bir daha ne zaman dinlerseniz o an gördükleriniz aklınıza gelecek ve daha anlamlı bir anınız olacaktır.

2 Responses

  1. Zafir sezer

    Merhaba, sizi yakından takip ediyor ve cesaretiniz için tebrik ediyorum .bende kadıköylüyüm herkes gibi hayaller var çoğu maalesef gerçekleşemiyor tüm yazılarınız mükemmel ,yol gösterici . Teşekkürler

    Cevapla

gokhan - Yorum Yazın Yorumu İptal Et

Email adresiniz yayınlanmayacak.