All for Joomla All for Webmasters

Chiang Mai’den ayrıldığımda kafamda gideceğim diğer ülke ile ilgili kesin bir fikir oluşmamıştı henüz. Kamboçya, Malezya ve azda ucundan Endonezya arası gidip geliyordum. Neyse dedim, son dakikada karar veririm yine diyerekden tekrar güney’e doğru, Krabi‘nin yolunu tuttum. Krabi’yi gerçekten seviyorum… Sahilleri, rahatlığı, ucuzluğu ve orda edindiğim arkadaşları. Benim için Tayland dendiği zaman aklıma ilk gelecek yer başka bir yer olamaz sanırım.

Krabi’ye ulaştığımda yine daha önce kaldığım aynı hostele gittim. Bazen insanlar bunu çok yadırgıyıor, “git görmediğin yerleri gör, niye aynı yerlerde dolaşıp duruyosun? aaa nasıl olur 2 ay Tayland’da kalıp Phuket’e, Phi Phi’ye nasıl gitmezsin” diye. Daha önce de söyledim, yine söylüyorum. Ben mutlu olduğum şekilde seyahat ediyorum. Yadırgayanları da anlayabiliyorum, zaman kavramlarımız çok farklı çünkü. Onlar çoğunlukla 2-3 hafta tatil yakaladıklarında içine doldurabildikleri kadar anıyı, eğlenceyi, mekanı doldurmaya çalışıyorlar. Buna yanlış diyecek değilim, bana göre seyahatin hiç bir türü yanlış değil. Unuttukları konu benim zaman kavramımın olmayışı, yani nasıl ki İstanbul’da bi kafe’ye gidersiniz de çok hoşunuza gider 3 gün sonra tekrar geri dönersiniz oraya, işte aynı şey benim için de geçerli. Sadece benim seyahat ve zaman kavramlarım biraz daha geniş olduğu için haliyle dönüş mesafelerim de geniş olabiliyor :). Şimdi maddi imkanım olsa güzel bi “Cevapici” yemek için Bosna’ya giderdim açıkçası :).

Bangkok’da beraber kedi baktığımız Tuğçe ve Erinda ile yine burada karşılaşıyoruz. İşin komik tarafı üçümüz farklı şehirlerdeydik ve aynı gün Krabi’ye ulaşıyoruz. Ve tesadüf ki üçümüzün de vizesi 3 aralıkta sona eriyor. Daha önce Tuğçe ile konuştuğumuzda eğer şartlar denk gelirse beraber güney’den Kamboçya’ya giriş yaparız demiştik. Önce Tuğçe ve Erinda Langkawi adasına gitmeye karar verdiler. Ardından son gün ben de tercihimi Malezya’dan yana kullanıp Penang’a gitmeye karar verdim. Kamboçya vizesi 1 ay ve 1 ocak’da çıkmam gerekeceğinden yılbaşı izdihamı, bilet fiyatları vs. baya bi düşündürüyodu beni. Malezya ise kapıda 90 gün vize verdiğinden hiç öyle bir sıkıntım olmayacaktı o yüzden en mantıklısının Malezya olduğunu düşündüm.

Kanada’lı süper iki elemanla tanıştık. Tanıştığımız gece nasıl leş bir rom içtiysem çok fena zom oldum ve geceyi tuvalette kusarak bitirdim. Çok uzun süredir böyle bir şey olmamıştı, Krabi’ye nasipmiş :). Olur da Tayland’a gelirseniz sakın ola ki “oha 6 liraya bi şişe rom var, süper lan!” diyerek sazanlık etmeyin benim gibi.

sangsom-set

Son gece de LöpLöpçüler ile tanışma şerefine nail oldum. Bu kadar sempatik ve eğlenceli olacaklarını tahmin etmiyordum açıkçası. İki dünya tatlısı bebe ile en ufak bir fırsatta seyahat edip yemek yemeye bayılan bu aileyi mutlaka takip edin derim :)

Krabi’de kaldığımız süre boyunca bu sefer arkadaşlarımın sayısı arttığından eğlence de arttı. Hep beraber Railay beach’e gidip muhteşem ılık denizinin ve harika doğasının tadını çıkarttık. Tuğçe sahilde Türk kahvesi pişirdi, Kanada’lı dostumuza içirdi. Erinda fazla fotojenik ve bariz şekilde güzel olduğundan facebook’da fotoğraf paylaşımları sonrası hem benim hem de Tuğçe’nin arkadaşlarının baya bir ilgisini çekti :)

Krabi'nin En Güzeli Jenya :)

Krabi’nin En Güzeli Jenya :)

Erinda

Erinda

Tuğçe Railay'de Kahve Pişirirken

Tuğçe Railay’de Kahve Pişirirken

Tiger Cave Temple

Tiger Cave Temple

Dünya'dan Daha Yoğun Bir Kütleye Sahip Yükselemeyen Ben

Dünya’dan Daha Yoğun Bir Kütleye Sahip Yükselemeyen Ben

Erinda’nın tek kredi kartını ATM’nin kilitlenmesi sonucu kaybetmesi ise tek can sıkıcı olay oldu çünkü başka bir kartı yok. Aklınızda olsun, mutlaka 2-3 farklı banka kartıyla seyahate çıkın. Bu tarz durumlarda cidden çok ortada kalabilirsiniz. Erinda’nın yanında biz olmasak gerçekten durumu daha da sıkıntılı olacaktı. Ki halen çözülebilmiş değil, sürekil banka ile görüşüp bir çözüm bulmaya çalışıyor. İtalyan bankaları da bizdeki gibi değil. Kartı elden teslim etmeden vermiyorlar ve sadece kayıtlı oldugu adresten teslim alabiliyor. Bunun dışında yine güzel ve eğlenceliydi. Burada yaşama fikrimi tekrar yeniledim ve şu an için daha mantıklı bir yer aklıma gelmiyor.

Son gün eşyaları topladım. Jen ile tekrar vedalaştım ve gittim.

Malezya / Penang

Otobüs mü uçak mı diye düşünürken aradaki fiyat farkı 20$ olunca uçağı tercih ettim. Hayatımda ilk defa pervaneli bir uçağa bindim! Görünce bir garip geldi, hem çok ufak hem de pervaneli. Kıçım jet motoruyla uçmaya fazla alışmış olacak heralde ki biraz tırsmadım değil.

pirpir

Yanıma artis bir eleman denk geldi, herif ufak tefek ama baya havalı bir tip. Su servisi yapıldığında elindeki suyu açmayı beceremeyip üzerime başıma döktü hepsini. Baya bir özür faslına girince dedim sakin ol olur öyle şeyler. Krabi’de ve bir kaç farklı şehirde İtalyan restoranları olan bir arkadaşmış kendisi. Visa Run muhabbetine malezya’da 2-3 gün kalıp tekrar Krabi’ye geri dönecek. Aynı yere gideceğimiz için ben taksiyle gidicem, seni de atayım, hem üzerine başına su döktüm, özür olarak kabul et lütfen dedi. E peki madem dedim, hadi gidelim. Taksi ücretleri yaklaşık 40 ringgit (25 lira kadar) ama direk merkeze inen otobüsler var onların fiyatları 2,70 ringgit. Benimki gibi bir şansınız yoksa mutlaka otobüsleri kullanın, fiyat farkı çok.

Buranın merkezi George Town. Baya kalabalık ve turistlerle yerel halkın karman çorman olduğu bir bölge. Kötü anlamda değil, karışık ama güzel :). Taksicinin İtalyan arkadaşı bıraktıktan sonra bana ısrarla gitmemi istediği otele baktım, 100 lira geceliği. Teşekkür edip biraz daha ilerideki “Love Lane” caddesine girdim. Reggie barlar, yıkık dökük hosteller görünce ait olduğum yerin burası olduğunu anladım. Genel hostel fiyatları yaklaşık 30-35 ringgit (20 lira). Benim bulduğum yer ise geceliği 16 ringgit(10 lira) ve bu dediğim hostellerden 20 metre ileride. Tabi bu fiyatlar 6 kişilik dorm room ücretleri. Tek kişilik odalarda fiyatlar artıyor haliyle. Dorm room’a girdiğimde içeride gayet rahat şekilde sevişen bir çift vardı(üzerinde yarıya kadar çekilmiş çarşaf :) ). Beni görünce çok da irkilmediler, sadece şöyle bir “senin için sıkıntı olur mu?” der gibi baktılar, ben de “yok hacı siz devam edin ben eşyaları bırakıp çıkcam zaten” der gibi kafa salladım. Elemanlar devam etti, ben de sözümün eri oldum eşyalarımı bırakıp çıktım. :)

lovelane

Akşam biraz dışarıyı gezip kolaçan edeyim dedim. Görünüşe bakılırsa burası baya baya Hint’lilerin ve Çin’lilerin elinde. Her yerde onların restoranları ve dükkanları. Akşam saat 7 olduğunda hava henüz kararmaya başlamıştı ki hayat kadınları sokak başlarında belirdi. Sanırım şu ana kadar gördüğüm en fazla kültürün bir arada yaşadığı yer burası. 3’ü resmi olmak üzere toplam 4 tane yılbaşı kutlamaları var. Çinlilerin, Hristiyanların ve Müslümanların. Resmi olmayan ancak yine kutlanan ise Hintlilerinki. Hostel’de muhabbet güzel, insanlar sıcak kanlı. Daha gelir gelmez hemen ufak bir çevre oluştu zaten.

Biraz daha içime çekeyim şurayı ondan sonra daha detaylı bir şeyler yazabilirim sanırım :)

 

 

 

11 Responses

  1. Can Çakır

    Abi buradaki tavsiyen çok önemli, gerçekten en az 2-3 banka kartıyla çıkmak şart. Ben an itibariyle Peru’dayım, birkaç gün önce cüzdanı kaptırdım, cüzdanla beraber ATM kartı da kaptırılmış sayıldı ve banka da “birebirde gelmezsen bırak kartı bizden öpücük bile alamazsın” tavrını sürdürüyor. Mecburen biraz erken bir dönüş olacak. Yorulmuştum zaten, bu da bahane oldu…

    Cevapla
    • Gökhan - Yoldaki.com

      Bankaya eve yollamasını iste sen yine de kartı. Türkiye’de işler değişik işliyor biliyosun. Kapıya getiren postacı bazen anne yada baba’ya imza karşılığı da teslim edebiliyor. En az 2 kart şart yolculuk için ve her birinin ayrı çantalarda olması çok önemli. Geçmiş olsun.

      Cevapla
  2. emrah

    Selam,bırak tatıl kafasının aynı olmasını gıtme planı yaptıgım sehırlerın sıralaması bıle aynı senınle oyuzden yazmak ıstedım hemen :)
    benımde planım chıang maı ve sonrasında krabı.Bı cok forumdan krabı bılgısı edındım ama aynı kafadakı bırınden tavsıyelerını almak ıstıyorum ve evet dınlıyorum senı :))

    Cevapla
      • emrah

        Cok hılısın bu kadar cabuk beklemıyodum :) ton sai de gormek ıstıyorum 2 gun falan eger kısaca bunlar dıyosan ok dır benım ıcın bırde tam cozemedım ama krabıye ulasım phuket de teknelerle yapıcam
        Not:Avrupa dan bende gecen ay vızeme red yedım hahah shıt

      • Gökhan - Yoldaki.com

        Ton Sai’de hiç vakit kaybetme, bi olayı yok. Zaten yarı inşaat halinde arka tarafı, komple o körfez büyük bir resort’a satıldı. Hemen yanı Railay zaten, git mis gibi takıl orda. Phuket’den tekne de var, otobüs de var. Nasıl istersen.

      • emrah

        bıde :) bangkokdan trenle chıang maı onerıyomusun ben ucak dusunmustum eger evet dıyosan bı yol gosterıversen :))

      • Gökhan - Yoldaki.com

        hacı o kadar yazdık ya okumadın mı? :) tavsiye ediyorum tabiki, özellikle gece trenini tavsiye ediyorum. gün doğumunu izlemen için. trenin gidiş yönüne göre sol taraftaki yatağı kapmaya çalış, sana sağ verilmişse bi şekilde çaktırmadan takasa gir :) tren biraz sallantılıdır, eğer alışıksan sıkıntı yok ama alışık değilsen tren yolculuguna biraz uyutmayabilir. kulak tıkaçı bulundur yanında.

      • emrah

        Ya dur sımdı atarlanma hemen ben konfor monfor anlamında deıl hanı cok uzun suruyosa zaman kaybetmeyım dıye dedım yoksa 1 saat ıcınde bosna dahıl butun yazılarnı okudum :)) tamam o vakıt trendır olayım bıde su belesı bulursam tam turkum demektır tesekkurler

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.